10 Mayıs

Günün Önemi


  • Balıkesirli ünlü iş adamı sayın Ömer Vural'ın doğum gününü en içten dileklerimiz ile kutlar, aile şirketlerinin ülke ekonomimize katkısı yönünde kendilerine şans ve kuvvet dileriz.
  • 1868 - Bugünkü adı Danıştay olan Şura-yı Devlet kuruldu.
  • 1872 - Victoria Woodhull, ABD Başkanlığı'na aday olan ilk kadın oldu.
  • 1876 - Osmanlı Devleti'nde, basına sansür uygulaması başlatıldı.
  • 1908 - Anneler Günü, ABD'de ilk kez olarak Batı Virginia Eyaleti'nin Grafton kentinde kutlandı.
  • 1920 - New York'ta mültimilyarder iş adamı Nelson Rockefeller, sahibi olduğu binanın ön cephesine, Meksikalı ressam Diego Rivera'nın yaptığı duvar panosunda Lenin resmi olduğu için ressamı kovdu ve panoyu parçaladı.
  • 1978 - İstanbul, Beyoğlu'ndaki tarihi Çiçek Pasajı çöktü. Enkaz altında kalan 12 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
  • 1994 - Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyah Devlet Başkanı Nelson Mandela göreve başladı.

Günün Sözü


"Çok iyi bir oyuncu olabilirsiniz. Ama en önemlisi iyi insan olmaktır.” —Zeki Alasya

Günün Öyküsü


Bir çocuk varmış.Bunun adı Ömer'miş.Bu çocuk annesini çok severmiş ama sevginin ne olduğunu bilmezmiş. Bir gün anne ve oğlu alışverişe giderken konuşurlar. Ömer: -Anne sevgi nedir? -Çocuğum sevgi anlatılmaz ki yaşanır.Mesela herkes hergün sevgiyi gösterir. -Yani biz hergün sevgiyi gösteriyor muyuz? -Evet gösteriyoruz hah geldik.Bak mesela bu çocuk annesini çok seviyor ona sarılıyor onu öpüyor bu bir sevgidir oğlum.Şurada da başkaları çok bağrınıyor bu bir kötü sevgidir hatta sevgi bile sayılmaz. -Anladım anne sevgi anlatılmaz yaşanır ben seni çok seviyorum anne sevginin sadece yaşandığını şimdi anladım.

Bizim Köşe


Telefonun mucidi Alexander Graham Bell, karısı ve annesiyle hiçbir zaman telefonda konuşamadı. Çünkü ikisi de doğuştan sağırdı.

Günün Duası


BİR KISMI: 8-el-ENFÂL Enfâl sûresi, 75 (yetmişbeş) âyettir. 30 ilâ 36. âyetler Mekke'de, diğerleri Medine'de inmiştir. Enfâl, ziyade manasına gelen "nefl" kelimesinin çoğuludur. İslâm dinini savunmak için yapılan savaşlarda elde edilen sevaba ek olarak alınan ganimet malına da "nefl" denilmiştir. Sûrenin birinci âyetinde savaştan elde edilen ganimetlerin Allah ve Resûlüne ait olduğu ifade edildiği için sûreye bu ad verilmiştir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla 1. Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resûlüne itaat edin. 2. Müminler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah'ın âyetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir. 3. Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir. 4. İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır. 5. (Onların bu hali,) müminlerden bir gurup kesinlikle istemediği halde, Rabbinin seni evinden hak uğruna çıkardığı (zamanki halleri) gibidir. 6. Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı. 7. Hatırlayın ki, Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu. 8. (Bunlar,) günahkârlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve bâtılı ortadan kaldırmak içindi. 9. Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, ben peşpeşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diyerek duanızı kabul buyurdu. 10. Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece müjde olsun ve onunla kalbiniz yatışsın diye yapmıştı. Zaten yardım yalnız Allah tarafındandır. Çünkü Allah mutlak galiptir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir. 11. O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu. 12. Hani Rabbin meleklere: "Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu. 13. Bu söylenenler, onların Allah'a ve Resûlüne karşı gelmelerinden ötürüdür. Kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki Allah, azabı şiddetli olandır. 14. İşte bu yenilgi size Allah'ın azabı! Şimdilik onu tadın! Kâfirlere bir de cehennem ateşinin azabı vardır. 15. Ey müminler! Toplu halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin. (Korkup kaçmayın). 16. Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilme veya diğer bölüğe ulaşıp mevzi tutma durumu dışında, kim öyle bir günde onlara arka çevirirse muhakkak ki o, Allah'ın gazabını hak etmiş olarak döner. Onun yeri de cehennemdir. Orası, varılacak ne kötü yerdir!

Günün Sorusu


"Tarih-i Kadim" adlı eserin yazarı kimdir? A) Ahmet Haşim B) Tevfik Fikret C) Cenap Şahabettin D) Abdülhak Hamit Tarhan E) Namık Kemal