18 Şubat

Günün Önemi


  • 1856 - Islahat Fermanı yayınlandı.
  • 1937 - İstanbul'da eşekle nakliyat yasaklandı.
  • 1941 - Anıtkabir için mimari yarışma açıldığı resmen ilan edildi.
  • 1952 - TBMM, Türkiye'nin NATO üyeliğini onayladı.
  • 1987 - Türkiye'de 12 Eylül sonrası yaşanan en büyük grev olan NETAŞ grevi bugün anlaşmayla sonuçlandı.
  • 1997 - Tansu Çiller TEDAŞ ve TOFAŞ soruşturmalarından aklandı. Refah Partisi milletvekilleri Tansu Çiller'in aklanmasından yana oy kullandılar.

Günün Sözü


Birilerinin göz yaşları üzerine kurulan her mutluluk; günü geldiginde en dayanılmaz acılarla intikamını alır. Nicannor Parra

Günün Öyküsü


Mori Schwartz, hayat dolu bir üniversite profesörüydü. 1994'te vücudunda bir gariplik hissetmiş. 60'lık vücudu artık dans derslerini kaldıramayacak kadar bitkinleşmiş. Doktora gittiğinde yakında öleceği haberini almış: Hastalık Mori'yi tekerlekli sandalyeye bağlamış. Dersleri bırakmış, evdeki bakıcının kollarında bebekliğe yeniden dönmüş. Kucaklanıp kaldırılır, başkası tarafından yıkanır, poposu pudralanır olmuş. Düşünmüş o zaman: "Kendimi bırakıp yok olmayı mı bekleyeyim, yoksa kalan zamanımı en iyi şekilde değerlendireyim mi?" Sonunda ölümünden utanmamaya ve yaşamla ölüm arasındaki son köprünün bütün ayrıntılarını anlatmaya karar vermiş. Hayattaki son dersi, "kendi ölümü" olacakmış. Önce sevdiklerini toplayıp, onlara bir "canlı cenaze töreni" düzenlemiş. Bizim ancak ölenlerin ardından yaptığımız sevgi konuşmalarını hayattayken dinleme ve gönlünce cevap verme şansını yaratmış. ABC televizyonunun ünlü haber sunucusu Ted Koppel'ın programına konuk olunca üne kavuşmuş. Dünyanın dört bir yanından mektup yazan, röportaja gelen insanlar ona "son yolculuk"u sormaya başlamışlar. Mori'nin bu sorulara verdiği yanıtlar Türkçede de yayımlandı. (Mitch Albom, "Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları", Boyner Y. 1997) Birbirinden ilginç o yanıtlardan benim aklımda kalan ders şu oldu: "Herkes öleceğini bilir, ama kimse buna inanmak istemez. Oysa öleceğimize inansak, bazı şeyleri farklı yapardık. İnsan ölmeyi öğrenince yaşamayı da öğrenmiş oluyor. Budistlerin yaptığını yap ve her sabah omuzundaki küçük kuşa sor: - O gün, bugün mü? Hazır mıyım? Olmak istediğim insan mıyım? Kariyer, iyi maaş, araba ve ev taksitleri. Hayattan istediğim şey bu mu?" "Şuraya uzanmış yavaş yavaş ölürken rahatlıkla söyleyebilirim ki, istediğin kadar güce ya da paraya sahip ol, yaşamı satın alamazsın." diyor Mori... "- Son bir 24 saatin olsa ne yapmak isterdin?" sorusuna ise herkesi şaşırtacak kadar sade bir cevap veriyor: "- Sabah kalkar, jimnastiğimi yapar, ardından çörek ve çayla kahvaltı eder, yüzmeye giderdim. Sonra arkadaşlarımı evde güzel bir öğle yemeğine davet eder, onlara ne kadar değer verdiğimi anlatırdım. Ardından ağaçlıklı bir bahçede yürüyüp renkleri, kuşları seyreder, doğayı içime çekerdim. Akşam sevdiklerimle bir restorana gidip yemek yer ve en güzel kızlarla tükeninceye dek dans ederdim. Ardından eve gelir mükemmel bir uyku çekerdim." Sizin bunları yapacak vaktiniz var. Bütün yapmanız gereken arada bir omuzunuza bir bakış atıp sormak: "Bugün mü küçük kuş, bugün mü?"

Bizim Köşe


Mahallenizde neler olup bitiyor öğrenmek ve çevrenizle iletişimde olmak için uLouder mobil uygulamasını hemen telefonunuza indirin. Normalde makarna ve şarapla beslendiğini düşündüğümüz İtalya’nın Ponti bölgesinde yerli halk, Paskalya öncesindeki 40 gün boyunca toplam bin yumurtadan yapılmış omlet yiyor.

Günün Duası


38-SÂD (bir kısmı) Kamer sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 88 (seksensekiz) âyettir. İsmini birinci âyette yer alan Sâd harfinden alır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. Sâd. Öğüt veren Kur'an'a yemin ederim ki, 2. Küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, birgurur ve tefrika içindedirler. 3. Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. O zaman feryat ettiler. Halbuki artık kurtulma zamanı değildi. 4. Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler: Bu pek yalancı bir sihirbazdır! 5. Tanrıları, tek tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir! dediler. 6. Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. 7. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır. 8. Kur'an aramızdan Muhammed'e mi indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Belki, bunlar Kur'an'ım hakkında şüphe içine düştüler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar. 9. Yoksa azîz ve lütufkâr olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır! 10. Yahut göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyleyse (göklerin) yollarında yükselsinler (görelim)! 11. Onlar, çeşitli guruplardan oluşmuş bir ordudur; işte şurada bozguna uğratılacaklardır. 12. Onlardan önce Nuh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi Firavun da, yalanladılar. 13. Semûd, Lût kavmi ve Eyke halkı da (peygamberleri) yalanladılar. İşte bunlar da (peygamberlere karşı) birleşen topluluklardır. 14. Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu. 15. Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan korkunç bir ses beklemektedirler. 16. Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.

Günün Sorusu


Osmanlı Devleti'nde "Sultan" ünvanını kullanan padişah kimdir?