08 Mayıs

Günün Önemi


  • 29.dönem gelecek milletvekilimiz başarılı ve hayırsever iş insanı sayın Emre NADAR’ın doğum gününü en içten dileklerimiz ile kutlar, kendisine sağlık, mutluluk ve başarı dileriz.
  • 1993 - Dünya Talasemi Günü
  • 2010 - Dünya Erkekler Günü
  • 1886 - Atlantalı kimyacı ve eczacı olan John S. Pemberton dünyanın en ünlü içeceği haline gelecek Coca-Cola'yı Georgia'da icat eder.
  • 1949 - Almanya Federal Cumhuriyeti'nin ilanı.

Günün Sözü


"Bana hatırlama sanatını değil, unutma sanatını öğret; çünkü ben hatırlamak istemediklerimi hatırlıyorum ve unutmak istediklerimi unutamıyorum.” Themistokles

Günün Öyküsü


Bin, belki de yüz bin yıl önce Transaksonya’da bir Satrap yaşardı. O zamanlar Aral Gölü’ne akan Amu Derya’ya Öküz Nehri denirdi. Transaksonya da, “Öküz’ün ötesi” anlamını taşırdı. Transaksonya Satrap’ı çok tatlı, küçücük, bıcır bıcır bir şeydi: Çocuklarına bayılır, onlara filcikler, gergedancıklar hediye ederdi. Ancak bu ülkede Satrap’ı sevmeyen, kıskanan, hakkında durmadan olumsuz söylentiler yayan, sloganlar üretip duvarlara yazan anarşistler de vardı. Öyle bir zaman geldi ki bu söylentiler çoğalmaya başladı: “Hint’in, Çin’in parası yükselmekte, bizimki batmakta” diyorlardı. Satrap süzülüp erimekte, profilden bakıldığında giderek bir devekuşuna benzemekteydi. Kentte iki ana cadde vardı: Kuzeyden güneye uzanan Satrap Caddesi ve bir de onu kesen Kurabiye Caddesi. Kurabiye, Satrap’ın kızının adıydı. O sabah birdenbire bir kıyamet koptu: Kurabiye’den bir kalabalığın geldiğini görenler yine bir takım çapulcunun Satrapı yeren kötü sözler söyleyeceklerini sandılar. Kuşkusuz az sonra kolluk kuvvetleri gelecek bunları dağıtacaktı. Ancak beklenenin tam tersi oldu: Binlerce insan ellerinde pankartlar, dillerinde Satrap’a olan sevgilerini anlatan şarkılar yürüyorlardı. “Maymuncuklar elimizde, uzun ip belimizde; biz gideriz soyguna hey soooyguuuna!” diyorlardı. “Gün gelecek-devran dönecek, polisler hırsıza hesap verecek!” de diyorlardı. Kurabiye bu mitingi sarayın balkonundan izliyordu. Kalabalık yaklaşınca içeri koşup Satrap’a seslendi: - Babacım, koş, bak ne oluyor? - Yine o çapulcular mı? - Hayır, hayır bu sefer seni çok sevenler! Satrap, önce perdelerin arasından baktı; sonra balkona çıktı. Gözlerine, kulaklarına inanamadı: Kalabalık, “Hepimiz hırsızız!” diye slogan atıyordu. Şimdiye dek böyle bir şey duymamış olan Satrap, bu muazzam sevgi, bağlılık ve özdeşleşme gösterisi karşısında gözyaşlarını tutamadı, hüngür hüngür ağlamaya başladı. - Hepimiz hırsızız! - Hepimiz hırsızız! Hükümet çığırganları, en iri hecin develerine tırmanmış, ellerindeki borularla gösteride söylenenleri kentin dört bir yanına iletmeye çalışıyorlardı. Akşam saraya içişleri nazırı geldiğinde Satrap hâlâ ağlıyordu. Bu kalabalık gösterinin aslında düzmece ve düzenlemece olduğunu bilmediğinden daha saatlerce gözyaşı döktü. İşin aslını bilen Kurabiye, babası bir an için odadan ayrıldığında nazırı kutladı: - Bu kadar adamı toplamak için kaç para verdiniz? - Pek çok! - Nereden buldunuz? - Piramitlerin ihalesini kazanan müteahhide ödettik. - Yetti mi? - Yetmedi: Libya’dan Yunanistan’a kaçak giderken topladığımız sığınmacıları da kattık kalabalığa. - Çoğu zenci değil midir? - Evet, onları da una buladık!

Bizim Köşe


İnsan günde ortalama 80 ile 100 saç teli döker.

Günün Duası


BİR KISMI: 6-el-EN'ÂM En'âm sûresi, 165 (yüzaltmışbeş) âyettir. 91, 92, 93 ve 151, 152, 153. âyetler Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. Sûrenin bazı âyetlerinde Arapların, kurban edilen hayvanlarla ilgili birtakım gelenekleri kınandığı için sûreye En'âm sûresi denmiştir. En'âm; koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinslerini bir arada ifade eden bir kelimedir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla 1. Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. (Bunca âyet ve delillerden) sonra kâfir olanlar (hâla putları) Rab'leri ile denk tutuyorlar 2. Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz hâla şüphe ediyorsunuz. 3. O, göklerde ve yerde tek Allah'tır. Gizlinizi, açığınızı bilir. (Hayır ve şerden) ne kazanacağınızı da bilir. 4. Rablerinin âyetlerinden onlara (kâfirlere) bir âyet gelmeyedursun, o âyetlerden ille de yüz çevirirler. 5. Gerçekten onlar, kendilerine Hak geldiğinde onu yalanlamışlardı. Fakat yakında onlara alay ettikleri şeyin haberleri gelecektir. 6. Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz bütün imkânları kendilerine verdiğimiz, gökten üzerlerine bol bol yağmurlar indirip evlerinin altından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helâk ettik. Biz onları, günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller yarattık. 7. Eğer sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap indirseydik de onlar elleriyle onu tutmuş olsalardı, yine de inkâr ediciler: Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir, derlerdi. 8. Muhammed'e (görebileceğimiz) bir melek indirilseydi ya! dediler. Eğer biz öyle bir melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmazdı 9. Eğer peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki onu insan sûretine sokar onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük. 10. Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, bu yüzden onlarla alay edenleri alay ettikleri şey (azap) kuşatıvermişti. 11. De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın! 12. (Onlara) Göklerde ve yerde olanlar kimindir? diye sor. "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendi zatına farz kıldı. Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerini ziyana sokanlar var ya işte onlar inanmazlar. 13. Gecede ve gündüzde barınan her şey O'nundur. O her şeyi işitendir, bilendir. 14. De ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği halde yedirilmeyen Allah'tan başkasını mı dost edineceğim! De ki: Bana müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma! (denildi). 15. De ki: Ben, Rabbim'e isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım. 16. O gün kim azaptan kurtarılırsa, gerçekten Allah onu esirgemiştir. İşte apaçık kurtuluş budur. 17. Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Şüphesiz O herşeye kadirdir. 18. O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır. 19. De ki: Hangi şey şahadetçe en büyüktür? De ki: (Hak peygamber olduğuma dair) benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur'an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz, Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki: "Ben buna şahitlik etmem." "O ancak bir tek Allah'tır, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım" de. 20. Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Resûlullah'ı) kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenler var ya, işte onlar inanmazlar. 21. Yalan sözlerle Allah'a iftira edenden veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa ermezler!

Günün Sorusu


Milli Mücadeleyi konu alan, "Mondros'tan Mudanya'ya Kadar" adlı eserin yazarı aşağıda verilenlerden hangisidir? A) Kazım Karabekir B) Namık Kemal C) İsmet İnönü D) Selâhattin Tansel E) Mehmet Akif Ersoy