31 Temmuz

Günün Önemi


  • 1492 - Yahudilerin İspanya'dan kovulacağını gerekçeleriyle bildiren Elhamra Kararnamesi imzalanarak yürürlüğe girdi.
  • 1560 - Piyale Paşa, Tunus'un Cerbe Adası'nı ele geçirdi.
  • 1922 - İstiklal Mahkemeleri kanunu TBMM'de kabul edildi.
  • 1932 - Keriman Halis, Belçika'da Dünya Güzellik Kraliçesi seçildi
  • Atatürk kendisine Ece soyadını verdi.
  • 1944 - Küçük Prens adlı eseriyle ünlü, Fransız pilot ve yazar Antoine de Saint-Exupéry, Akdeniz semalarında F-5B ile keşif uçuşu sırasında kayboldu.
  • 1949 - Veliefendi Hipodromu'nda seyirciler at yarışlarına hile karıştırıldığı iddiasıyla hakem kulesini ve tribünleri yaktı.
  • 1980 - Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip Özmen, ASALA militanlarının silahlı saldırısında hayatını kaybetti.
  • 1996 - Gheorghe Hagi, Galatasaray SK ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.

Günün Sözü


"Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.” —Küçük Prens

Günün Öyküsü


Bir gün, çocuğum doğdu. O dünyaya geldiğinde, yetişmem gereken uçaklar ve ödenmesi gereken faturalarla meşguldüm. Ben uzaklardayken yürümeyi öğrendi. Konuşmayı da öyle. Ve biraz büyüdüğünde, "Senin . gibi olmak istiyorum baba" demeye başladı. "Ben de büyüyünce senin gibi olacağım." İşyerine telefon açıp, "Baba, eve ne zaman geleceksin?" diye sorardı ikide bir. "Ne zaman geleceğimi bilmiyorum oğlum. Ama geldiğimde birlikte güzel bir vakit geçireceğimizden emin olabilirsin."Yıllar öylece geçip gitti. Oğlum on yaşına geldi. Ona güzel bir . top aldım. "Top için teşekkürler baba!" dedi, "Haydi oynayalım." "Bu hafta sonu tamamlamam gereken isler var" dedim. "Bugün olmaz, haftaya, tamam mı?" "Tamam" dedi, fakat yüzündeki gülümseme eksilmedi. "Büyüyünce baba" dedi, "ben de senin gibi olmak istiyorum." Yıllar öylece geçip gitti. Oğlum önce ilkokuldan, sonra liseden, . sonra üniversiteden mezun oldu. Bu durumda, başka birçok baba gibi, benim de söylemem gereken bir şeyler vardı. "Seninle gurur duyuyorum" oğlum dedim. "Gel, söyle biraz oturalım; sana diyeceklerim var." Başını salladı ve gülümseyerek : "Arkadaşlara sözüm var baba" dedi. "Sen arabanın anahtarlarını verebilir misin bana? Sonra görüşürüz , . oldu mu?" Yıllar öylece geçip gitti. Emekli oldum. Artik bol bol vaktim vardi. Oğlum ise başka bir şehirde iyi bir iş bulmustu, orada yaşıyordu. Bir gün ona telefon ettim. "Eğer sence de uygunsa, hafta sonu buraya gel de hasret giderelim" dedim. "Sevinirim baba" dedi. "Bir bakayım, müsait bir . vakit bulabilirsem, gelirim. Ama su sıralar işlerim cok yoğun. Fakat seninle görusmeyi ben de istiyorum, baba." "Peki, ne zaman gelirsin oğlum?" "Ne zaman olur bilmiyorum, baba. Şimdi bir iş görüşmem var, ona yetişmem gerek. Sonra ararım seni. Geldigimde birlikte güzel vakit geçireceğimizden emin olabilirsin." Ve telefonu kapatığımda, oğlumun çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini anladım. Çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini... Örnek aldığı babasına benzediğini... Büyüyünce tıpkı babası gibi olduğunu...

Bizim Köşe


Bir ignliiz üvnseritsinede ypalaın arşaıtramya gröe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş. öenlmi oaln brincii ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyş. ardakai hfraliren srısaı krıaşk oslada ouknyuorumş. çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil bri btün oalark oykuorumuş

Günün Duası


90-el-BELED Mekke'de Kaf sûresinden sonra inmiştir. 20 (yirmi) âyettir. Adını, ilk âyette geçen, Mekke'yi anlatan ve "şehir" anlamına gelen "beled" kelimesinden almaktadır. Bu sûrede insanın yaratılışından, onun bazı davranışlarından, insana verilen üstün vasıflardan, o vasıfları iyiye kullanmayanın kötü âkıbetinden, iyiye kullananların da mutlu geleceklerinden söz edilir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. Andolsun bu beldeye , 2. Ki sen bu beldedesin , 3. Ve andolsun babaya ve ondan meydana gelen çocuğa, 4. Biz, insanı ( yüzyüze geleceği nice ) zorluklar içinde yarattık. 5. İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? 6. " Pek çok mal harcadım " diyor. 7. Kimse onu görmedi mi sanıyor? 8. Biz ona iki göz vermedik mi? 9. Bir dil ve iki dudak , 10. Ona iki yolu ( doğru ve eğriyi ) gösterdik . 11. Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. 12. O sarp yokuş nedir bilir misin? 13. Köle azat etmek, 14. Veya açlık gününde yemek yedirmektir, 15. Yakınlığı olan bir yetime. 16. Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula. 17. Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır. 18. İşte bunlar sağdakilerdir. 19. Ayetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir, 20. Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.

Günün Sorusu


Kasları kemiklere bağlayan yapılara ne ad verilir?