30 Kasım

Günün Önemi


  • 1925 - Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1925 - TBMM kürsüsünün arkasındaki duvara Hakimiyet Milletindir yazısı asıldı.
  • 1952 - ABD ilk hidrojen bombasını Eniwetok Adası'nda patlattı.
  • 1974 - Etiyopya'da 3.2 milyon yıl önce yaşamış bir insanın iskeleti keşfedildi, buna Lucy (Australopithecus) adı verildi.
  • 1982 - Dünya'nın bugüne kadar en çok satan albümü, Michael Jackson imzalı Thriller yayınlandı.

Günün Sözü


Kötü ile iyi arasındaki savaş, aslında sadece iki kötü arasındaki savaştır. - Richard Dawkins

Günün Öyküsü


John Blanchard banktan ayağa kalktı, askeri üniformasını düzeltti ve ana terminale giden insan kalabalığını inceledi. Yüzünü değil, ama kalbini- tanıdığı ve üzerinde gül olan kızı aradı. Ona olan ilgisi 13 ay önce, Florida kütüphanesinde başlamıştı. Raftan aldığı bir kitabın içindeki yazılar değil ama kenarında gördüğü, kurşun kalemle yazılmış bir not onu etkilemişti.Yumuşak el yazısı düşünceli bir ruhu ve akıllı bir zekayı yansıtıyordu. Kitabın ön yüzünde, ilk sahibinin adını fark etmişti: Miss.Hollis Maynell. Uzun zaman çaba harcayarak adresini bulmuştu. New York’ta yaşıyordu. Ona kendini tanıtan bir mektup yazdı ve yazışmayı teklif etti. Bir sonraki gün II. Dünya Savaşına katılmak için denize açılmıştı. Sonraki bir yıl ve bir ay boyunca her ikisi de posta yoluyla birbirlerini daha iyi tanıdılar. Her bir mektup, verimli bir tarlaya atılan tohum gibi, kalplerinde bir aşk doğurdu. Blanchard bir resim göndermesini rica etti, fakat o göndermeyi reddetti. Eğer gerçekten kendisi ile ilgileniyorsa, neye benzediğinin önemli olmayacağını düşünmüştü Avrupa’dan dönme vakti geldiğinde, ilk buluşmalarını kararlaştırdılar: New York Ana terminali saat: 19:00. “Beni üzerimdeki gülden tanıyacaksın. ” diye yazmıştı kız. Böylece saat 19:00′da kalbini sevdiği fakat yüzünü görmediği kızı arıyordu. Size Mr. Blanchard ‘ın ağzından neler olduğunu yazıyorum: Genç bir bayan bana doğru geliyordu. İnce ve uzun boyluydu. Sarı saçları mükemmel kulaklarının arkasından dalgalar halinde sırtına uzanıyordu. Gözleri çiçekler gibi maviydi. Dudaklarının ve çenesinin narin bir sertliği vardı ve soluk yeşil elbisesi içerisinde canlanan ilkbahar gibiydi. Gül taşıması gerektiğini unutarak ona doğru hamle yaptım. Hareket ettiğimde, dudaklarında küçük kışkırtıcı bir gülümse belirdi ve “Benimle mi geliyorsun, denizci?” diye mırıldandı. Tamamen iradem dışında ona doğru bir adım daha attım ve o zaman Hollis Maynell’i gördüm.Tam olarak kızın arkasında duruyordu. Kırk yaşını geçmiş, gri saçlarını yıpranmış bir şapka altına saklamış bir kadındı. Şişmandı ve kalın bilekli ayakları alçak topuklu ayakkabıların içine zor girmişti. Yeşil elbiseli kız hızlı bir şekilde uzaklaşıyordu. Kendimi ikiye bölünmüş gibi hissettim. Onu takip etme arzum çok güçlüydü ve aynı zamanda ruhu benimle arkadaşlık etmiş ve destek vermiş kadına karşı duyduğum özlem de çok derindi. Ve orada duruyordu. Onun soluk, şişman suratı kibar ve duyguluydu. Gri gözleri sıcak ve parıltılıydı. Tereddüt etmedim. Parmaklarım onu bana tanıtan küçük, mavi eski kitabi sıkıyordu. Bu ask olamazdı, ama özel bir şey olabilirdi. Belki asktan daha güzel bir sey, mükemmel bir arkadaşlık olmalıydı bu. Duyduğum hayal kirikliğinin sesimi boğmasına rağmen, omuzlarımı kaldırıp, onu selamladım ve kitabi uzattım. “Ben Lieutenant John Blanchard, ve siz de Miss. Maynell olmalısınız. Benimle buluşabildiğinize çok sevindim. Sizi yemeğe davet edebilir miyim?”Kadının suratı toleranslı bir gülümse ile genişledi. ” Bunun ne olduğunu bilmiyorum, oğlum.” Diye cevap verdi.”fakat demin yanından geçen yeşil giysili kadın, bu gülü yakama takmam için ısrar etti. Ve eğer beni yemeğe davet edecek olursan, caddenin karşısındaki büyük restaurantta seni bekliyor olacağını söyledi. Bunun bir çeşit test olduğunu da söyledi”.

Bizim Köşe


Adıyaman Kahta Göçeri İlkokulu olarak sizlerden okulumuz öğrencileri için eğitim öğretim adına kırtasıye ve giyim ile bakım onarım işleri için malzeme talebinde bulunuyoruz. Bize sunabileceğiniz her türlü destek ve yardımlar için şimdiden teşekkür ederiz. - Hasan Kurtar [email protected] İrtibat Tel: 05419553349 Okulun Bulunduğu Şehir: Adıyaman Okulun Adı: Göçeri İlkokulu Öğrenci Sayısı: 200

Günün Duası


Maun Suresinin Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle. 1- Gördün mü o dine yalan diyeni? 2- İşte yetimi itip kakan odur! 3- Yoksulu doyurmaya teşvik etmez. 4- Fakat veyl o namaz kılanlara ki, 5- Namazlarında yanılmaktadırlar. 6- Onlar ki, gösteriş yaparlar. 7- Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler). Maun suresi konusu Maun suresi 107. sıradadır ve 30. cüzde yer alır. Sure adını son ayetinde geçen "Ve yemne'ûnelmâ'ûn" kelimesinde maûn'dan almıştır. Maûn, zekat vermek, bir şeyi geçici olarak vermek şeklinde yardım anlamına gelir. Maun suresi konusunda, biri Allah’ın nimetlerini ve hesap gününü inkar eden nankör, diğeri amellerini gösteriş için yapan riyakar olmak üzere iki tip insan tasvir edilmesi söz konusudur.

Günün Sorusu


I. tüpteki topları sırası bozulmadan III. tüpe taşımak için en az kaç hamle yapılmalıdır ve bu hamleler nelerdir? (Not: Topları 1-2-3, tüpleri ise I-II-III şeklinde isimlendiriniz)