16 Mart

Günün Önemi


  • 1848 - Öğretmen Okulları kuruldu.
  • 1920 - İtilaf Devletleri, İstanbul'u işgal etti.
  • 1921 - SSCB, Ankara Hükümeti'ni resmen tanıdı
  • Moskova Antlaşması imzalandı.
  • 1935 - Adolf Hitler, Versay Antlaşması'nı iptal ettiğini açıkladı.
  • 1978 - 16 Mart Katliamı: İstanbul Üniversitesi Eczacılık fakültesi önünde öğrencilere yönelik bombalı saldırıda 7 öğrenci öldü
  • 1992 - Ünlü Mimar ve Sanatçı NUR BOSTANCI'NIN doğum günü! İyi ki doğmuşsun :)
  • 2004 - Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun Karadon maden ocağındaki grizu patlamasında 8 Çinli işçiden 5'i öldü, 3'ü yaralandı.

Günün Sözü


Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır. -Fuzûlî

Günün Öyküsü


Su, kendine sırdaş arıyordu. Önce buluta verdi sırrını. Ağır geldi sır buluta. Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını. Sonra göle gitti su. Ona anlattı derdini. Bu arada bulut suyun sırrını yağmur yapıp, dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için, zaman zaman taşıyordu göl ve suyun sırrı iyice açığa çıkıyordu. Sonra nehre verdi su sırrını. Nehir aldı suyun sırrını çekti gitti. Dereye verdi. Dere biraz daha yavaş olsada nehirden , o da götürdü suyun sırrını bir başka bilinmeze. Çağlayanlar, şelaleler, akarsular. Hepsi kayboluyordu bir anda. Sonra bir gün su takip etti dereyi. Dereye okyanusa kavuşunca farketti su, bütün sırlarının akarsularla, çağlayanlarla, ırmaklarla okyanusa taşındığını. Karar verdi su. Sırrını okyanusa verecekti. Öyle de yaptı zaten. Tüm sırlarını okyanusa verdi. Artık suyun sırrını okyanustan başkası bilmiyordu. Ne taştı okyanus, ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını, ne de kurudu. Geçen karşılaştık suyla. Bir bardaktaydı. Suskundu. Çok uğraştım konuşturamadım. Ben tam giderken "Dur !'' dedi su. Durdum! ... Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma! Taşıyamazlar, kaldıramazlar senin yükünü, canını yakarlar, utandırırlar.' dedi.

Bizim Köşe


Ortalama bir erkek, hayatının 3350 saatini tıraş olmak için harcar.

Günün Duası


TALAK SURESİ BİR KISMI: 1. Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.(1) Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır. (1) İddet, boşanan kadının eşiyle irtibatının tamamen kesilmesi için dinen beklenmesi gereken sûredir. 2. Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar. 3. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur. 4. Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

Günün Sorusu


Pirinç hangi ürünün kabuğunun soyulması ile elde edilir?