18 Haziran

Günün Önemi


  • 1815 - Napolyon Bonapart, Waterloo Savaşı'nda İngiliz ve Prusya ordularına yenildi. Yenilgi, Fransa ile Avrupa devletleri arasında 23 yıl süren savaşa son verdi. Napolyon, 22 Haziran'da ikinci kez tahttan çekildi.
  • 1919 - Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu ve Rumeli milli teşkilatının birleştirilmesi hakkında genelge yayınladı.
  • 1953 - Mısır'da 74 yıllık İngiliz egemenliğinin sona ermesiyle cumhuriyet ilan edildi.

Günün Sözü


"Sahipsiz olan bir vatanın batması haktır, Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.” —Mehmet Akif Ersoy

Günün Öyküsü


Asrı Saadette ticaretle uğraşan bir tacir mümin vardı. Bu tacir ticaretinde helal haramı gözetir. Allah ve Resulü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirir çoğunlukla da ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi. Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şamdan Medine ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silahlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mümin taciri tehdit etti; `Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla.` Mümin tacir: `Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim. Eşkıya; `Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok Senin hem mallarını alacağım, hem de canını.` `Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var` `Söyle talebini` `Ben Müslümanım abdest alıp, iki rekât namaz kılayım ondan sonra beni öldür.` Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da İki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar: Ya Vedud! Ya Vedud! Ya Zel-arşil-mecîd! Ya Mübdi, Ya Muid! Ya Feaalün lima yürid! Eselüke bi-nuri vechikel-lezi melee erkane arşike ve eselüke bi-kudretikel-leti kadderte biha halkake ve bi rahmetike-lleti vesiat külle şeyin. La ilahe illa ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Mümin tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hadise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri . ve malları unuttu, ortaya çıkan bu süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü. Süvari tacire dönerek: `Öldür bu eşkıyayı` dedi. `Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem. Beni bağışla.`dedi. Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü. Tacir sordu: `Sen kimsin?` `Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allah Teala bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki. . Mühim bir hadisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allah Teala, Cebrail Aleyhisselamı görevlendirdi. Cebrail Aleyhisselam şöyle dedi: Dua eden falan mümini kim kurtaracak` Ben talep ettim de görevlendirdiler. Ey Allah Teala ın mümin kulu! İyi bil ki! Senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allah Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.` Bu hadiseden sonra mümin tacir yola koyulur ve Medineye varır. Soluğu Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda alır ve başından geçen hadiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: `Muhakkak ki, Allah Teala sana esma-i hüsnayı telkin etmiş. O isimlerle Allah Tealaya dua edilirse, istenen verilir.`

Bizim Köşe


Soru: Ramazan ayı ve diğer zamanlarda tutulan oruçlara nasıl niyet edilir? Cevap: Bütün ibadetlerde olduğu gibi Oruca niyet etmekte şarttır. Oruç çeşitlerinden hangisi tutulmak istenirse istensin (farz, vacip, nafile oruç vb.) niyet edilmesi gerekir. Niyet edilmeden akşama kadar aç durmak oruç yerine geçmez. Kalben yapılan niyetler yeterlidir. Kalben yapılan niyeti dil ile ifade etmek ise menduptur. Ramazan orucu için niyet; “Niyet ettim Allah rızası için yarınki Ramazan orucunu tutmaya” şeklinde yapılması en efdal olanıdır. Bunun yanında bir kişi hiç gün belirlemeden “Niyet ettim oruç tutmaya” dese bu niyet şeklide caizdir. Ramazan ayı girdikten sonra farz olan oruç dışında hiçbir oruca niyet edilmez. Edilse dahi Ramazan orucuna sayılır. Çünkü farz olan Ramazan orucun vaktinde aynı anda bir başka oruca niyet edilemez. Alimlerin ortak görüşüne göre Ramazan ayında tutacağımız her bir oruç için ayrı niyet etmemiz gerekmektedir. Ramazan ayında tutulamayan oruçlar başka bir vakitte tutulacak olursa “Niyet ettim Allah Rızası için kazaya bıraktığım Orucu tutmaya” diye niyet edilebilir. Ancak yine bir kişi sadece “Kazaya kalan oruca” diye niyet ederse buda caizdir. Nafile oruçlar için “Niyet ettim Allah rızası için nafile oruç tutmaya”, adak edilmiş oruçlar için “Niyet ettim Allah rızası için adak orucu tutmaya” şeklinde niyet edilebileceği gibi “Nafile oruç tutmaya”, “Adak orucu tutmaya” şeklinde niyet edilmesi caizdir. Hanefi mezhebine göre ramazan orucu, nâfile oruçlar ve vakti belirtilmiş adak (nezr-i muayyen) oruçlarının niyet etme vakti gün batımından başlayıp ertesi günün kuşluk vaktine hatta öğle namazı vaktinin girmesinden az önceki vakte kadar devam eder. Öğle vakti girdikten sonra artık hiçbir oruca niyet edilemez. Başlanmış fakat bir sebeple bozulmuş nafile oruçlar ile, Ramazan ayında tutulamayan oruçların kazası için tutulan oruçlarda niyet imsak vaktine kadardır. Yine Ramazanda bile bile yapılan yeme, içme ve cinsi münasebetten dolayı tutulacak olan Kefaret orucu içinde yine niyet etme vakti imsaktır. Akşam vakti güneş batmadan bir sonraki güne niyet edilemez. Niyet için kesin ifade kullanılmalıdır. Muallakta olan, herhangi bir şarta bağlanan niyetler geçerli değildir. “Yarın şu işim olursa oruç tutarım” şeklinde yapılacak niyetler muteber değildir. Sahura kalkmış bir kişi niyet etmeyi unutsa dahi sahura kalkması niyet yerine geçer. Akşam vakti girdikten sonra imsak vaktine kadar yeme, içme ve ailevi münasebette bulunmak serbesttir.

Günün Duası


BİR KISMI: 47-MUHAMMED Adını Peygamberimizin isminden alan bu sûreye aynı zamanda Kıtâl sûresi de denmiştir. Medine'de inmiştir, 38 (otuzsekiz) âyettir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. İnkâr edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların işlerini Allah boşa çıkarmıştır. 2. İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilene inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir. 3. Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır. 4. (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onlara iyice vurup sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin. Durum şu ki, Allah dileseydi, onlardan intikam alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek ister. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz. 5. Allah onları muratlarına erdirecek, gönüllerini şâdedecek . 6. Onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır. 7. Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. 8. İnkâr edenlere gelince, onların hakkı yıkımdır. Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. 9. Bunun sebebi, Allah'ın indirdiğini beğenmemeleridir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır. 10. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Allah onları yere batırmıştır. Kâfirlere de onların benzeri vardır. 11. Bu, Allah'ın, inananların yardımcısı olmasından dolayıdır. Kâfirlere gelince, onların yardımcıları yoktur. 12. Muhakkak ki Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar; inkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir. 13. Senin şehrinden -ki ora (halkı) seni çıkardı daha kuvvetli nice şehirleri yok ettik; onlara bir yardım eden de çıkmadı. 14. Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işi kendisine güzel görünen ve heveslerine uyan kimse gibi olur mu? 15. Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? 16. Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.

Günün Sorusu


Tarihçilerin Kutbu olarak bilinen dünyaca ünlü tarihçimiz kimdir?