26 Mayıs

Günün Önemi


  • 1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
  • 1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
  • 1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.

Günün Sözü


" Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi. " —Stefan Zweig

Günün Öyküsü


Alman imparatorlarından Büyük Frederik adıyla tarihe geçmiş olan II.Frederik, Postdamm kentinde bir saray yaptırmak ister. Sarayın yanında bir yel değirmeni vardır. Frederik, yel değirmenini sahibinden satın alıp yıkarak sarayının bahçesini genişletmek ve hem de değirmenin yaptığı gürültüden kurtulmak arzusundadır. Adamlarını gönderir ve . değirmen sahibinin toprağının istimlâk edilip parasının ödenmesini emreder. Değirmen sahibi buna razı olmaz. Büyük Frederik’in adamlarına: “Sayın Kral için zor değil. Başka bir yerde saray yaptırsın. Bu değirmen bana babamdan kaldı; onunla geçinebilecek gelir elde ediyorum. Yıkılmasını istemiyorum” , der. Büyük Frederik’in adamları, değirmencinin söylediklerini ona aynen iletirler.Büyük . Frederik kızar ve değirmenciyi huzuruna çağırtır. Değirmenciye: “Değirmenci! Toprağın için e ne kadar para istiyorsan bildir. Yoksa değirmenini başına yıkarım”, diye bağırır. Bunun üzerine değirmenci: “Kralım. Değirmenimi başıma yıkacağınızı söylerken Berlin’de hakimlerin olduğunu unutuyorsunuz”, der. Bu sözler karşısında Büyük Frederik şaşırır ve susar. Bir ülkede imparator ve değirmencinin yasalar karşısında eşit olduklarını anlatan bu olay, yargının varlığının ve bağımsızlığının önemini vurgular. Eğer yargı bağımlı olsaydı, değirmenci Berlin’deki hakimlere güvenebilir miydi? Bugün, Büyük Frederik’in sarayının karşısında, kanatları göğe uzanan bu yel değirmeni durmaktadır. Değirmencinin: “Berlinde yargıçlar var”, sözü de, Almanlar arasında, bir darb-ı mesel [atasözü] gibi tekrarlana tekrarlana günümüze kadar gelmiştir. Bu öyküyü, yargıyı kontrol altına alma uğraşılarının ülke ve vatandaşlar için hiç de iyi bir şey olmadığını vurgulamak için anlattım.Yargıda iyileştirme yapılsın ama yargı bağımsızlığına dokunulmasın.Gün gelir herkesin yargıya işi düşebilir.

Bizim Köşe


Eskimolar buzdolaplarını yiyeceklerin donmaması için kullanırlar.

Günün Duası


BİR KISMI: 24-en-NÛR 64 (altmışdört) âyetten ibaret olan sûrenin tamamı Medine'de nâzil olmuştur. "Nûr âyeti" diye bilinen 35. âyette Allah'ın, gökleri ve yeri aydınlatan nûrundan bahsedildiği için "Nûr sûresi" adını almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. (Bu) Bizim inzâl ettiğimiz ve (hükümlerini üzerinize) farz kıldığımız bir sûredir. Belki düşünüp öğüt alırsınız diye onda açık seçik âyetler indirdik. 2. Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dininde (hükümlerini uygularken) onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir gurup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun. 3. Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir. Bu, müminlere haram kılınmıştır. 4. Namuslu kadınlara zina esnasında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar. 5. Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir. 6. Eşlerine zina esnasında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise Allah'ın lânetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir. 7. Beşinci defa da: eğer yalan söyleyenlerden ise Allah'ın lânetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir. 8. Kadının, kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ve şahitlik etmesi,kendisinden cezayı kaldırır. 9. Beşinci defa da, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını diler. 10. Ya Allah'ın size bol lütfu ve merhameti bulunmasaydı ve Allah, tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (haliniz nice olurdu)! 11. (Peygamber'in eşine) bu ağır iftirayı uyduranlar şüphesiz sizin içinizden bir guruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan her bir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. Onlardan (elebaşlık yapıp) bu günahın büyüklüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır. 12. Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın müminlerin, kendi vicdanları ile hüsnüzanda bulunup da: "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi? 13. Onların (iftiracıların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler. 14. Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.

Günün Sorusu


İslami Yılbaşı Hangi Ay İle Başlar?